Son 10 Yılın En İyi Bilim Kurgu Filmleri

Buna inanmak zor, ancak 2019’un sonuna gelindiğinde, 2010’dan itibaren ortaya çıkan on yıllık bilim kurgu filmlerini sizin için derledim. Aklınıza gelebilecek diğer film türleri gibi, inişler ve çıkışlar vardı, ama bazıları son derece unutulmazdı.

Son 10 yılda bilim kurguların neler sunabileceğini en iyi gösteren 10 film var. Listelemek üzere olduğum aşağıdaki filmlerin her biri, bu türün en iyisinin neyi temsil edebileceğine dair parlak örnekler.

Hepsi, insanın hayal gücü uçuşa geçtiğinde ne olduğunun kanıtlanmış sonuçlarıdır ve bize daha önce hiç görmediğimiz bir şey ya da yeni bir açı gösterir. İşte 2010’ların en iyi 10 bilim kurgu filmi.

10. Alita: Savaş Meleği (2019)

Yönetmen Robert Rodriguez ve yapımcı James Cameron nihayet Alita: Battle Angel’ı sinema salonlarına getirmek için bir araya geldiklerinde ne kadar başarılı bir iş yapacaklarını hissetmiştik . Neredeyse 20 yıllık gelişme sonrasında, genç bir cyborg’un hikayesi ve her şeyi gören bir kötülüğü yenme arayışı hayata geçirildi.

Ama belki de en heyecan verici neden Alita: Battle Angel , on yılın en iyi bilim kurgu filmleri arasında yerini alıyor. Bu film, kahramanı gibi inşa edilmiştir: vahşi gözlü görseller ve inanılmaz aksiyon ile ve hikayesi kesinlikle 2.sinin çıkmasını hak ediyor. Çünkü ilk filmin tadı damağımızda kaldı.

9. Tron: Efsanesi (2010)

Yeni konseptler bu listeye genel olarak hükmederken, 2010’dan başadığımız bir seride Tron filminnin kalitesini kimse yadsıyamaz. Joseph Kosinski o zamanlar ,Disney kendi karanlık çağını yaşarken bir bilim kurgu filmi çekti ve bugün hala hayranlarıyla yakın ilişki içinde olan modern bir hit haline geldi .

Tron Legacy’i ilk izlediğim zamanı hatırlıyorum. Film beni içine çekmişti ve o dünyada o sahneleri yaşadık. Hiç unutmuyorum herkes gibi bende filmdeki motorların o kocaman lastiklerine ve yerde bıraktığı o ize bayılmıştım. Sonrasında Youtube’da izlediğim o motor tasarımları videoları da gösteriyordu ki yalnız değildim.

8. Looper (2012)

Joseph Gordon-Levitt ve Bruce Willis’i aynı kişinin iki versiyonu olarak görüyoruz bu filmde. Film ilk çıktığında bu kadar başarı yakalayacağını düşünmüyordum ancak on yıllara yayılan ve her şeyi ve herkesi kendi içine katan bir destan haline geldi. Düşünsenize ünlü bir tetikçisiniz kurban fark etmeksizin öldürüyorsunuz bir gün öldüreceğiniz kişi aslında kendiniz. Konusu itibariyle beni içine çeken bir yapım olmuştur.

7. War For The Planet Of The Apes (2017)

Maymularla dolu bir gezegen filmi izliyorsunuz ve filmde çoğu duyguyu bi arada yaşıyosunuz. İzlemeseydim garip gelirdi büyük ihitmal bu cümle bana. Başrol maymunumuz Sezar barışçıl bir maymun kendi türünün ihanetine uğradıktan sonra istemediği bir savaşın içinde buluyor kendini. Maymuların tarafında olan şeylerin benzerleri insan ırkında da oluyo sonrasında bu iki ırkın temsilcileri ortak kötülere karşı savaşıyor. Sezar için ağladığımı hatırlıyorum bir filmi izlerken beni herne olursa olsun beni içine çekmesi çok önemli.

6. Gravity (2013)

Filmde Sandra Bullock ve George Clooney’in uzayda kötü bir gün geçirdiğini görüyoruz. Ancak o kötü gün, harap bir uzay mekiği ile başlayan ve atmosfere gergin bir girişle sona eren karmaşık bir talihsizlik olduğunda, bu kelimeler onu kesmiyor gibi görünüyor. Gerçekçi bir başrol oyuncusunu, son derece sakin görüyoruz. Görsel olarak göz kamaştırıcı bir sahneleri ile Gravity , gişe rekorları kıran aksiyon ile anlatılan çok içten bir hikayedir.

5. Ex Machina (2014)

Şimdi, on yılın en iyi beş bilim kurgu filmine bakma zamanı geldi ve bu noktadan itibaren, tartışacağımız her filmin kendi başına bir klasik olacağı iddia edilebilir. Uygun bir şekilde, kesinlikle klasik bilim kurgu kemikleri üzerine inşa edilmiş bir filmle başlıyoruz: Ex Machina.

Film de Domnhall Gleeson’un Caleb ve Oscar Isaac’in Nathan’ı birbirlerine karşı bir zekâ oyunu oynuyor gibi görünüğü için Ava’nın her ikisiylede oynadığı akıllara gelmiyor. Bu film izleyicilerin beklentileri ve zihinleri ile oynamakta.

Nasıl bakarsanız bakın, uzak bir konumdaki bu varoluşsal kriz, insanlar ve makineler arasındaki çizginin nerede yattığı ve her iki yönde de geçilip geçilemeyeceğine dair daha geniş bir argümana dayanır.

4. Inception (2010)

İnception tartışmasız hala bir başyapıtdır, çünkü hem zaman hem de hafıza kavramları, bizi filmin içinde yapboz yapmaya davet ederken aynı zamanda aksiyonada davet ediyor.

Leonardo DiCaprio, zihinsel casusluk yaparak özgürlüğünü kazanmaya çalışan bir zihin hırsızları ekibine (Joseph Gordon-Levitt, Tom Hardy ve Ellen Page dahil) liderlik ediyor. Filmi izlerken gerçeklik algınızı kaybediyorsunuz. Aslında bizimde bir rüyada olduğumuzu düşünüyorsunuz belkide öyleyizdir. Şaka bir yana Leonardo DiCaprio hala filmin sonunda rüyada mı yoksa gerçek dünyada mı olduğunu bilmediği söyledi. Seviyorum böyle izleyicede gizme ve merak uyandıran yapıtları. Belkide onları başyapıt yapan özelliği budur.

3. Marslı (2015)

Bilim kurgu her zaman karmaşık, tuhaf anlatımlarla ilgili değildir. Ridley Scott’ın yazar Andy Weir’in The Mars’ı uyarlamasında olduğu gibi en iyi bilim kurgularından bazıları, gerçekçi durumları bilimsel olarak yaratıcı yollarla ele alıyor. Filmi izledikten sonra bende gerçekten marsa yolculuk yapıldı mı merakı uyandırmıştı.
Robinson Crusoe veya Yeni Hayat filmi hikayesine dönen Marslı , botanikçi Mark Watney’in (Matt Damon) eğlenceli ve bir o kadarda değişik bir uzay filmi izlememizi sağlıyor. Film de beğenmediğim kısımlar vardı tabi kide naylon ve İronman sahneleri olmasa tadından yenmiycek bir film. Marsa bir botanikçi gönderiyoruz ve patates ektiriyoruz izlememiş olsam yine garipsiyeceğim türden bir başyapıt bence.

2. Arrival (2016)

Denis Villeneuve’nin ilk bilimkurgu filmi ve tartışmasız en iyisi. Hikayesi ise şöyle insanlıkla iletişim kurmaya çalışan yeni keşfedilen yabancı türler arasındaki barışı korumak için zamana ve askeri makinelere karşı bir yarış.

Başrollerine Superman’in sevgilisi Louis Lane rolünde boy gösteren Amy Adams ve Marvel’ın Hawkeye’ı Jeremy Renner’ı yerleştiren Arrival filminin yönetmen koltuğunda Sicario’nun yönetmeni Denis Villeneuve oturuyor.

Dünyamıza uzaylılar geliyor ışık hızıyla seyahat yapacak gemilere sahipler bizim bunlarla anlaşmamız ve iletişim kurmamız gerek yoksa bizi harcarlar konulu film listemin 2.sırasında.

1. Blade Runner 2049 (2017)

Blade Runner , varlığından ilham alan pek çok hikaye gibi, tartışılmaz bir bilimkurgu klasiğidir. Bu, modern cyberpunk filmlerinin temel taşıdır ve yapay yaşam arayışını içeren herhangi bir hikayenin aslında canlı olarak görmemizi sağlar.

Yine de, Blade Runner 2049’un Rick Deckard (Harrison Ford) dünyasına geri adım atması 30 yıl önce başlayan hikayeye, geri dönmesini istemezdim.

Ryan Gosling’in , orijinal filmin mitoslarına aşık olanlara aşina olduğu tarihi araştırırken, aynı soruları daha da ileriye taşıyarak geçmişi aydınlatıyor resmen. Geçmiş ve gelecek, sanatsal olarak güzel ve tematik olarak yansıtılmış olan bu film listemin en başında yerini alıyor.

Please follow and like us:

No Responses

Leave a Reply